ŞAHIS İŞLETMESİNE ORTAK ALAN MÜKELLEFE VERGİ SÜRPRİZİ

ŞAHIS İŞLETMESİNE ORTAK ALAN MÜKELLEFE VERGİ SÜRPRİZİ

 
I-           GİRİŞ
Bilindiği üzere birçok şahıs işletme sahibi nakit sıkıntısını aşmak, karlılığı artırmak, işleri büyütmek gibi çeşitli gerekçelerle ticari işletmesine ortak alabilmektedir. Görünüşte şahıs işletme sahibinin işletmesine yeni ortak alması çok basit ve masrafsız bir iş gibi gözükse de vergi uygul...amasında hiç de umulmadık yeni vergiler ile karşılaşılmasına neden olabilmektedir.

Biz de makalemizde ferdi işletme sahibinin ticari işletmesine ortak alarak ferdi işletmenin adi ortaklık işletmesine dönüşmesi sonucu ortaya çıkacak vergi yükümlülüklerini açıklamaya çalışacağız.


II-          ŞAHIS İŞLETMESİNDEN ADİ ORTAKLIK
               İŞLETMESİNE GEÇİŞ
Şahıs işletmesi esas olarak tek girişimci tarafından oluşturulmuş işletmedir. Şahıs işletme sahibi esnaf, sanatkâr, tacir ya da sanayici olabilmektedir. Şahıs işletme sahibi işletmeyi kendi adına tek başına idare etmektedir. Şahıs işletmesinde tüm vergi mükellefiyetleri işletme sahibi adına tahakkuk etmektedir.
Adi ortaklık ise birden fazla şahsın bir araya gelmesiyle oluşturulmuş işletme şeklidir.

Bilindiği üzere "adi ortaklık" Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanununun 620’nci maddesinde adi ortalık şu şekilde tanımlanmaktadır: "Âdi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tâbi âdi ortaklık sayılır”

Bu düzenleme uyarınca, adi ortaklık gerçek şahıslar arasında herhangi bir şekil şartına bağlı olmadan kurulabilen bir işletme türüdür.

Bilindiği üzere adi ortaklıklarda katma değer vergisi ve gelir vergisi stopaj mükellefiyeti adi ortaklık adına tesis edilirken, gelir vergisi ve geçici vergi mükellefiyeti ortaklar adına tesis edilmektedir. Bir diğer ifadeyle katma değer vergisi ve gelir vergisi stopaj beyanları adi ortaklık işletmesi adına verilirken, gelir vergisi ve geçici vergi beyanları her bir ortak tarafından kendi payına düşen kısım itibariyle verilmektedir.
Şahıs işletme sahibinin ticari işletmesine yeni ortak alması ile birlikte artık işletmenin niteliği değişmiş olmaktadır. Yani ferdi işletmeden adi ortaklık işletmesine geçilmiş olmaktadır. Bu durumda bazı vergisel yükümlülükleri beraberinde getirmektedir.


III-                 ŞAHIS İŞLETMESİNDEN ADİ ORTAKLIK

                        İŞLEMESİNE GEÇİŞİN GELİR VERGİSİ KANUNU
                        KARŞISINDAKİ DURUMU

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37’nci maddesinde; "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır....." hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 7 numaralı bendinin ikinci fıkrasında ise; "Kolektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık kârından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir." denilmektedir.

Gelir Vergisi Kanununun "Değer Artışı Kazançları" başlıklı mükerrer 80’nci maddesinin son fıkrasında, faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tâbi iktisadi kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar ticari kazanç sayılır ve bunlara ticari kazanç hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Şahıs işletme sahibinin ticari işletme
sine yeni ortak alması ile birlikte artık işletmenin niteliği değişmiş olmaktadır. Yani ferdi işletmeden adi ortaklık işletmesine geçilmiş olmaktadır Dolayısıyla ferdi işletme artık yok olmakta, onun yerine adi ortaklık işletmesi var olmaktadır. Ferdi işletmedeki mallar ise var olacak yeni adi ortaklık işletmesine sermaye olarak konmaktadır.

Bu nedenlerle ferdi işletmenin defterinde kayıtlı olan ve adi ortaklık işletmesine sermaye olarak konulacak olan değerler, mevcut ortak adına fatura edilmesi ve elde edilen kazancın da ticari kazanç olarak vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Bu durumda ortaya çıkacak kazanç ferdi işletme sahibi tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerekecektir. Konuyla ilgili iki muktezanın ilgili bölümü şu şekildedir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir muktezada(1) “ …Bu hükümlere göre, kuyumculuk faaliyetiyle iştigal eden ferdi işletmeye ortak alınarak adi ortaklık şekline dönüşmesi halinde, ferdi işletmenin defterinde kayıtlı olan ve adi ortaklığa sermaye olarak konulacak olan değerler, alacak ve ayni hakların (adi ortaklık kurulduktan sonra adi ortaklığa ait olacağından) ferdi işletme sahibince çıkışının yapılarak hesap döneminin kapatılması ve elde edilen kazancında ticari kazanç olarak yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerekmektedir.” şeklindedir.
Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir muktezada(2) “ …Bu hükümlere göre; zirai ilaç bayiliği işiyle iştigal ettiğiniz ferdi işletmenize kardeşinizi ortak alarak adi ortaklık şekline dönüştürmeniz halinde, ferdi işletmenizin defterinde kayıtlı olan ve adi ortaklığa sermaye olarak konulacak olan değerler, alacak ve ayni hakların (adi ortaklık kurulduktan sonra adi ortaklığa ait olacağından) tarafınızdan çıkışının yapılarak hesap döneminin kapatılması ve elde edilen kazancında ticari kazanç olarak yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerekmektedir.” şeklindedir.

Diğer taraftan kazancı bilanço esasına göre tespit edilen söz konusu ferdi işletme sahibi işletmesine alacağı yeni ortakla birlikte bir sermaye şirketi kurup, ferdi işletmesini bu şirkete devretseydi ortaya çıkan kazanç vergilenmeyecekti. Zira Gelir Vergisi Kanununun 81/2. maddesi hükmüne göre, “Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır)” şartıyla bir ferdi işletmenin sermaye şirketine devrinde veya sermaye şirketine dönüşümünde değer artışı kazancı hesaplanmayacağı ve vergilendirilmeyeceği belirtilmiştir.


IV-         ŞAHIS İŞLETMESİNDEN ADİ ORTAKLIK İŞLEMESİNE                                      
GEÇİŞİN KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

Açıkladığımız üzere şahıs işletme sahibinin ticari işletmesine yeni ortak alması ile birlikte adi ortaklık işletmesine geçilmiş olmaktadır. .Dolayısıyla ferdi işletme artık yok olmakta, onun yerine adi ortaklık işletmesi var olmaktadır.

Bu nedenle ferdi işletmenin defterinde kayıtlı olan ve adi ortaklığa sermaye olarak konulacak olan değerler, mevcut ortak adına fatura edilmesi ve hesaplanan KDV’nin ortak tarafından beyan edilip, ödenmesi gerekmektedir.

 Diğer taraftan ferdi işletme sahibi tarafından kendi adına fatura edilen ve faturada hesaplanan KDV’nin adi ortaklık işletmesi tarafından indirim konusu yapılabilecektir. Konuyla ilgili bir muktezanın ilgili bölümü şu şekildedir.

Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir muktezada(3) “Adı geçen mükellef söz konusu dilekçesinde, ferdi olarak yürüttüğü tüpgaz bayiliği faaliyetine iki ortak daha alacağından söz ederek, katma değer vergisi yükümlülüğü bulunup bulunmadığı hakkında özelge talep etmektedir.
Bilindiği üzere, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1’ inci maddesi ile Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi tutulmuştur.

Öte yandan, Kanunun 17/4-c maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 81’inci maddesinde belirtilen işlemler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 81/2’inci maddesi hükmüne göre, kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devralan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.) durumunda doğan değer artışı kazancının vergilendirilmeyeceği belirlenmiş ancak, ferdi işletmeye yeni ortak alınmasında ya da diğer bir deyişle ferdi işletmenin adi ortaklığa dönüştürülmesinde istisna uygulanabileceği yönünde herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

Bu nedenle, işletme hesaplarını bilanço esasına göre tutan ferdi işletmeye ortak alınması işlemine 3065 sayılı 1/1’ inci maddesi gereğince katma değer vergisi uygulanacaktır.” Şeklindedir.
Diğer taraftan kazancı bilanço esasına göre tespit edilen söz konusu ferdi işletme sahibi işletmesine alacağı yeni ortakla birlikte bir sermaye şirketi kurup, ferdi işletmesini bu şirkete devretseydi, bu durum katma değer vergisinden istisna olacaktı. Zira Katma Değer Verdisi Kanununun 17/4-c maddesi hükmüne göre “Gelir Vergisi Kanununun 81’inci maddesinde belirtilen işlemler ” in KDV’den istisna edileceği belirtilmiştir.

Bir ferdi işletmenin Gelir Vergisi Kanununun 81/2’nci  maddesi hükmüne uygun olarak tüm aktif ve pasif ile birlikte bütün olarak bir sermaye şirketine devredilmesi veya ferdi işletmenin sermaye şirketine dönüşmesi halinde bu devir veya dönüşüm Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-c maddesi hükmü gereğince KDV’den istisna olacaktır.

Son olarak belirtmemiz gereken bir diğer husus da ferdi işletmenin yasal defterlerinin adi ortaklık işletmesi tarafından kullanılması mümkün olmadığıdır. Bu nedenle yeni kurulacak adi ortaklık işletmesi tarafından yeniden defter tasdik edilmesi gerekmektedir.

V- SONUÇ
Bilindiği üzere birçok şahıs işletme sahibi çeşitli gerekçelerle ticari işletmesine ortak alabilmektedir. Şahıs işletme sahibinin işletmesine yeni ortak alması çok basit ve masrafsız bir iş gibi gözükse de vergi uygulamasında hiç de umulmadık yeni vergiler ile karşılaşılmasına neden olabilmektedir.
Şahıs işletme sahibinin ticari işletmesine yeni ortak alması ile birlikte artık işletmenin niteliği değişmiş olmaktadır. Yani ferdi işletmeden adi ortaklık işletmesine geçilmiş olmaktadır Dolayısıyla ferdi işletme artık yok olmakta, onun yerine adi ortaklık işletmesi var olmaktadır. Ferdi işletmedeki mallar ise var olacak yeni adi ortaklık işletmesine sermaye olarak konmaktadır.

Bu nedenle ferdi işletmenin defterinde kayıtlı olan ve adi ortaklık işletmesine sermaye olarak konulacak olan değerler, mevcut ortak adına fatura edilmesi, fatura edilen değerler üzerinden KDV hesaplanması ve elde edilen kazancında ticari kazanç olarak vergiye tabi tutulması gerekmektedir.
Uğur UĞURLU
Vergi Denetmeni
_____________________
(1) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 20.01.2003 Tarih Ve B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-37 sayılı muktezası
(2)       Antalya Vergi Dairesi Başkanlığının 20.08.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.07.16.01/GVK.ÖZ.06.90 sayılı muktezası
(3)       Antalya Vergi Dairesi Başkanlığının 18.03.2003 tarih ve B.07.4.DEF.0.07.12/KDV.ÖZG.03.13 sayılı muktezası
 

twitter.com/vergivekanunla
http://vergikanunhaberleri.blogspot.com/  

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !